Karantinada Okuyabileceğiniz 5 Kitap
Edebiyat

Karantinada Okuyabileceğiniz 5 Kitap

Yaklaşık bir yılı aşkın bir süredir yaşam rutinlerimiz epey bir farklılık göstermiş durumda. Hele ki bayram tatili ile birleştirilen son karantina süremiz de tahminimizden daha uzun soluklu oldu. Bu süreçte tabi ki hepimizin okuma rutinleri değişiklik gösterdi. Kimimiz daha çok okuyabilirken kimimiz ise okumakta, odaklanmakta büyük güçlük çekebiliyoruz. Bugün sizlere karantina sürecinde bir solukta okuyabileceğiniz kısa ama bir o kadar da etkileyici 5 kitap önerim olacak.

Sizleri bilemiyorum ama yaklaşık bir aydır okuma rutinim pek istediğim düzeyde değil maalesef ki. Ama insanız sonuçta, hepimizin zaman zaman yaşadığı bir durum planladığımız rutinin dışında olmamız. Hele ki karantina günlerinde ne kadar kendimize bir rutin oluşturmaya çalışsak da maalesef ki bu rutinlere uyum sağlayamamamız mümkün. Biraz da olsa okuma isteğinizi kamçılayacağını düşündüğüm, benim de okuma rutinime dönmemi sağlayan kısa ama etkili ve hızla okuyabileceğiniz 5 kitap önerisine hazırsanız başlıyoruz.

İçindekiler

1. Büyü Dükkanı

Bir gün babamın kütüphanesinde yeni hangi kitaplar var acaba diye göz gezdirirken denk geldiğim bir kitaptı “Büyü Dükkanı“. Babamın da favori kitaplarından birisidir. Öyle ki o dönem ikimizin de eşe, dosta, arkadaşlara hediye ettiğimiz kitapların başında geliyordu. Yeşim Türköz’ün kaleme aldığı ve Epsilon Yayıncılık tarafından yayımlanan bu kitap kapağını araladığınız andan itibaren sizi bambaşka bir dünyaya götürüyor adeta. Psikodrama öyküleri olarak tanımlanan bu kitapta aslında her insanın yaşadığı problemler, istekler ve arzular yargılamadan, olduğu gibi göz önüne serilmiş.

Evet, ismindeki gibi büyülü bir dükkan Büyü Dükkanı. Her gelen müşterinin bir hayalinin gerçekleştiği ama bunun karşılığında bir şeyleri feda ettiği bir dükkan… Ne kadar da tanıdık değil mi? Eğer öykü okumayı seven bir okursanız vakit kaybetmeden okumanızı tavsiye ederim Büyü Dükkanını. Bu kitabı okuduktan sonra ise devam kitabı niteliğinde olan ve bir bu kadar keyifli olan “Büyü Dükkanında İki Çınar” adlı kitabı da okumak isteyeceksiniz.

Kitapla ilgili daha fazla ayrıntı vermeden, arka kapağında yer alan ve okuduğunuz her satırda zihninizde canlanacak olan bir soru ile sona erdiriyorum önerimi. “Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?”

2. Yürümek

Önerilerime Türk Edebiyatından bir kadın yazar ile devam ediyorum. Uzun zamandır kitaplıkta okumamı bekleyen kitaba bir cumartesi günü okuması olarak başlayıp elimden bırakamamıştım. Sevgi Soysal‘ın Sevgi Sabuncu adı ile yazdığı ve 1970 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan bu eseri günümüzde İletişim Yayınları baskısından okumak mümkün. Müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan “Yürümek”, 1970 yılında ise TRT Roman Başarı Ödülü’nü kazanmış bir eser.

Zamanın ve hatta günümüzün önemli kadın yazarlarından birisi olan Sevgi Soysal’ın dili, kalemi, anlatımı o kadar güzel ki… Okuyunca ne demek istediğimi sizler de daha yakından anlayacaksınız. Yine eserde dönemin kadınlarının yaşadıkları güçlükler ve toplum baskısı, toplumda kadınların gördüğü değer gibi konular da bir kadın yazar tarafından bu kadar güzel bir şekilde kaleme alınabilirdi. Okuduğunuz her biz satırda Sevgi Soysal’a hayran olmamak elde değil. Adeta romanın baş kahramanı Elâ ile büyüyor ve o dönemleri yaşıyorsunuz. Daha önce Adalet Ağaoğlu’nun “Ölmeye Yatmak” romanı ile ilgili yazımda da bahsettiğim gibi toplumdaki ilişkiler, sınıflandırmalar ve tabi ki Ankara sokakları kitabın kilit noktaları benim için. Sizler de dönem hikayesi okumayı seviyorsanız, bu kısa ama etkileyici romanı mutlaka okumalısınız.

Kitapta beni etkileyen birçok cümle ve bölüm oldu ama sizinle kısa ama etkileyici bir kısmı paylaşmak istiyorum.

“Bir sonraki erkek nedense hep bir eşya alır gibi hep bir öncekiyle kıyaslanır. Bir sonraki kadının hep bir öncekiyle kıyaslanması gibi. Sanki yeni marka bir araba alınmış da bir önceki markayla kıyaslanıyor. Çünkü hep bir eşya alır gibi, bir eşya gibi görülür kadın ya da erkek.” (126)

3. Nohut Oda

Yine bir kadın yazar ve Türk edebiyatı ile devam edelim. “Nohut Oda” yıllardır okuma listemde duran ve yine kısa olmasının yanı sıra Storytel’de de sesli kitap olarak bulunması ile planlamadığım bir anda okumaya, okuyamadığımda da dinlemeye başladığım ve bitmesini istemediğim bir kitap oldu benim için. Melisa Kesmez‘in kaleme aldığı 5 öyküden oluşan kitap “2019 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı” sahibi aynı zamanda. Kitap İletişim Yayınları tarafından yayımlanmış.

Melisa Kesmez o kadar içten, o kadar güzel kelimelere dökmüş ki hikayeleri adeta yaşıyorsunuz. Kitabın içeriğindeki beş öyküden birinde mutlaka kendinizden bir parça buluyorsunuz. “İyi ki varlar şu kadın yazarlar!” diyorsunuz okurken. Bizi bize bizden birisinin bu kadar sade, içten ve gerçekçi anlatmış ki… Kelimeler okurken canlanıyor adeta. Benim favori öykümü soracak olursanız şimdiden söyleyeyim: “Kalanlar” .

“Artık yeni insanlar sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.” (22)

4. Ölümcül Yumurtalar

Evet şimdi başka bir coğrafyaya geldi sıra. Dostoyevski, Tolstoy, Gogol gibi önemli isimlerin diyarına. Kaleminin bu kadar etkileyici olduğunu bilmediğim ilk olarak “Üstat ile Margarita” adlı eseri ile tanıştığım ve kendisini çok sevdiğim bir yazar olan Bulgakov‘un yine bir iki saatte bitirilebilen ve bir o kadar da etkili eseri “Ölümcül Yumurtalar” dan bahsedeceğim sizlere. Eserin arka kapağında da belirtildiği gibi parlak bir sistem eleştirisi aslında “Ölümcül Yumurtalar”.

Zekice kurgulanmış bir bilimkurgu. Bu kitabı okuduktan sonra bence Bulgakov’un ustalık eseri olan Üstat ile Margarita’yı da mutlaka okumak isteyeceksiniz. Ölümcül Yumurtalar’ı farklı yayınevlerinde bulmam mümkün ancak ben İş Bankası Kültür Yayınları baskısını tercih ettim. Çevirisi Rusça aslından Tuğba Bolat tarafından yapılmış ve gerçekten başarılı bir çeviri olmuş bence.

5. Günler Aylar Yıllar

5 kitap önerimin son kitabında sıra. Son olarak yine bambaşka bir coğrafyadan geliyor önerim. Bu sefer Çin’e gidiyoruz. Franz Kafka Ödülü sahibi Yan Lianke tarafından kaleme alınan “Günler Aylar Yıllar” bu liste için son önerim. Eser Jaguar Kitap tarafından yayımlanmış ve Çince aslından Erdem Kurtuldu tarafından Türkçe’ye çevrilmiş. Eserden keyif almamı sağlayan en büyük etkenlerden birisi de çevirmenin akıcı üslubu oldu.

Eser kuraklık nedeniyle çareyi evlerini terk etmekte bulan köylülerin aksine kör köpeği ile köyde kalmayı tercih eden yaşlı bir adamın hikayesini anlatmaktadır. Filizlenen bir mısır tanesini büyütebilmek ve hayatta kalabilmek için günler aylar ve yıllar geçmektedir. Eserde var olma güdüsünü, umudu, ümitsizliği ve çaresizliği bir arada görmek mümkün. Eğer güzel bir çeviri ve etkileyici bir novella okumak isterseniz Günler Aylar Yıllar’ı mutlaka okumalısınız.

Goodreads Puanları

Son olarak merak edenler için kitapların Goodreads’teki puanları ise sırasıyla şu şekilde:

Büyü Dükkanı: 3.90

Yürümek: 4.25

Nohut Oda: 4.29

Ölümcül Yumurtalar: 3.78

Günler Aylar Yıllar: 4.03

Karantina sürecinizde sizlere eşlik etmesini umduğum 5 kitap önerim bunlardı. Umarım sizlerde severek okursunuz. Keyifli okumalar…

Bir Cevap Yazın